Têxe lîsteyê

Gotin

(ş. nagihan akarsel anısına)

eski bir osmanlı şehrinde bir sokak ortasında yerde bir kadın yatıyorsa kımıltısız boyluboyunca on bir mermi varsa bedenine saplanmış ve soğumamışsa bedeni soğumayacaksa sonsuza değin etrafında bir uğultulu merak, ve tedirginlik varsa yumrukları sıkılı kadınlar birer birer toplanıyorsa başına ağıt yakmıyorsa hiçbiri her biri öfkeyle yaşamı ve özgürlüğü haykırıyorsa öldürebilir mi on bir mermi onu

örtün yoldaşımın gözlerini yüzünü örtmeyin

açın başını yoldaşımın, alnını açın, rüzgara verin teninin ısısını, kıvrım kıvrım saçlarını rüzgar kendini yıkasın onunla, arınsın buz tutmuş yürekleri eritsin

anam yeniden doğursun beni küsmesin tenime, yüreğime, sitemlere boğulmasın yüreği zira hep öldüm ben ve hep doğurdum kendimi ben ben kendimi hep kendimden doğurdum

anne beni bir daha doğur vurulmuş bir kadının bedeninden doğur önce on bir mermiyi birer birer çıkar bedenimden ellerime batan dikenleri çıkarır gibi rüzgara karışan hasretinden doğur beni metal soğukluğundan doğur temmuz güneşlerine ser beni buğdaylar biçilsin ekinler toplansın ve sen bir daha doğur beni her buğday tanesinde sitem etme darılma anla ve bir daha doğur beni

amara’yı soludum ben sürgün ovaların ürkek cesaretinden sıyrıldım sürülmüş yüreklerin tedirginliğinden çıkıp da geldim dağ başlarında kutsandım yol yol, savaşan kadınların ellerinde dokudum kendimi ve ben kendimi hep doğurdum ben kendimi hep kendimden doğurdum

işte bir ekim sabahı bir ayrılık iklimi güneş yükseliyor bir sokak ortasında bir kadın uzanmış, kımıltısız boylu boyunca on bir mermi saplanmış bedenine soğumamış bedeni etrafında bir delice ırmak akışı bir kadın seli ağıt yok, karalara yer yok ansızın doğruluyor kadın kıvırcık saçlarını düzeltiyor tozunu silkiyor giysilerinin tenine saplanmış mermileri birer birer çıkarıyor ellerine batan dikenleri çıkarır gibi...

Şiir: Dilzar Dîlok Müzik: Mehmûd Berazî Seslendiren: Bircan Yıldız

Şîrove

Hîn şîrove tune. Yekem be.