Têxe lîsteyê

Gotin

KAVGAMI GÖNDERİYORUM

Gülüm benim, yoldaşım,

O kadar uzun boylu yazmamı bekleme benden.

Zaten yazma kararım sancılıydı,

Hem bilirsin, eskiden beri beceremem

Yüreği mısralaştırmayı,

Deli bir kısrak gibi tepinsede içerimde bu özlem,

seninle dört mevsim yaşamamışken daha,

bir gül bitip kuruyuncaya dek birlikte sessizken

Bir ucundan sen vurdun,

bir ucundan ben, attık dağlara kendimizi,

dağları yaşamaya koyulduk,

yüreğe mesken ettik,

kavgaya mesken ettik de dağları,

Gel gör ki, bu yüreğe dar geldi bu dağlar

Nehirler boyu akıp gitti,

kavgamızın türküsü dağları aştı.

Bu kavgamız ölümsüz, bu sevdamız ölümsüz, ayrılığa demir atmışsak da, ayrı denizlerde hasretliklere,

ayrı denizlerin buluştuğu okyanuslar var gülüm.

ve avrılıklar ölümlü. hasretlikler cehennemlik

Geleli beri birkaç kez yaktı genizimi barutun kokusu, doymadım, doyulmuyor,

Övün benimle, gururlan

ne kadar da güzelleştin bir bilsen savaştıkça ve güzelleştikçe savaşan

Peki sen, sen ne yaptın, varabildin mi eylem sonrasının yorgun gülüşünün tadına.

Kusmadı mı daha mavzerin asırlardır beklenen,

özlenen yitik ülkemizin kinini

Karışmadı mı mavzerinin sesi dağa taşa, sinmiş isyan,

intikam çığlıklarına.

Savaş gülüm, sıkı savaş, savaştıkça varız biz, savaştıkça güzelleşir, çoğalır, savaştıkça severiz.

Hem zerre kadar korkmuyorum ölümden.

Ölüm ağırımada gitmiyor, yalnız işte al şafaklara batmış bu dağları birlikte seyre

Şîrove

Hîn şîrove tune. Yekem be.